İstanbul'un kaotik düzeninde spora başlamak kolay, ama o düzeni sürdürmek çoğumuz için tam bir işkence. Pazartesi başlanan diyetler gibi, heyecanla yazılınan spor salonu üyelikleri de genellikle üçüncü haftadan sonra sönüp gidiyor. Kendi kendimize verdiğimiz sözleri çiğnemek çok kolay çünkü vicdanımızı bir şekilde susturabiliyoruz. Ancak işin içine hayat arkadaşımız veya en yakın dostumuz girdiğinde psikoloji tamamen değişiyor. Son dönemde eşimle birlikte keşfettiğimiz harika bir yöntem var: Aynı gün, aynı stüdyoda ama farklı saatlerde randevu almak.
Sorumluluk Zinciri: Biri Bırakırsa Diğeri Toparlıyor
Aynı saatte spora gitmek bazen planlama açısından zorlayıcı olabiliyor. Birinin işi uzuyor, diğerinin toplantısı çıkıyor ve sonuçta o günkü antrenman tamamen iptal ediliyor. Biz çözümü aynı günün farklı saatlerinde gitmekte bulduk. O seansını bitirip eve dönerken veya işe geçerken bana devrediyor. Bu durum aramızda tatlı bir rekabet ve harika bir sorumluluk duygusu yarattı. EMS mi spor salonu mu ikilemini yaşarken, bu disiplinin bizi nasıl ayakta tuttuğunu her hafta daha iyi anlıyorum. Birimiz tembellik yapmak istediğinde, diğerinin stüdyodan taze çıkmış enerjisi adeta motivasyon aşısı oluyor.
25 Dakikalık Pratik Rutin Neden Hayat Kurtarır?
Haftanın sadece bir gününü ayırarak tüm vücudu çalıştırma fikri başta kulağa fazla iddialı gelebilir. Ancak elektriksel kas uyarımı yani EMS teknolojisi tam olarak bu mantık üzerine kurulu. Kas gruplarını dışarıdan gelen küçük akımlarla yoğun şekilde uyardığı için 25 dakikalık antrenman tüm haftanın fiziksel ihtiyacını karşılamaya yetiyor. Eşinizle gününüzü planlarken sadece yarımşar saatlik bloklar ayırmanız yeterli oluyor. Ne trafik yükü oluyor ne de saatlerce süren bir yorgunluk. Tabii ki mucizelere inanmıyoruz; eğer beslenmemize dikkat etmez ve uykumuzu almazsak bu sistem tek başına sihirli bir değnek değil. Fakat devamlılık sağlama konusunda yarattığı o psikolojik baskı kesinlikle gerçek.
Stüdyo Seçiminde Detayların Önemi
Bu tarz bir antrenman modelinde gittiğiniz stüdyonun konsepti çok önemli. Biz İstanbul'daki farklı alternatifleri araştırırken birebir eğitmen desteği sunan ve randevu sadakatine önem veren yerleri inceledik. Bu noktada Fitamine stüdyolarının sunduğu kişiye özel yaklaşım bizim bu disiplini oturtmamızı çok kolaylaştırdı. Eğitmeniniz sadece size odaklandığı için hareketleri yanlış yapma lüksünüz kalmıyor. Eğer ciddi eklem rahatsızlıklarınız veya kronik bir hastalığınız varsa, her şeyden önce doktorunuzdan onay almanız gerektiğini de unutmamalısınız.
"Spora gitmek bir zorunluluk olmaktan çıkıp, gün içinde birbirimize devrettiğimiz keyifli bir nöbete dönüştü."
Haftada 1 Gün Rutiniyle Gelen Süreklilik
Çoğu program haftada 1 gün olarak planlanıyor. Bu da eşinizle yapacağınız o haftalık anlaşmayı bozmanızı neredeyse imkansız hale getiriyor. 'Bu hafta çok yoğunum' bahanesi haftada sadece 25 dakikasını ayırmak isteyen biri için geçerliliğini yitiriyor. İlk başlarda ilk EMS seansı sonrasındaki o tatlı kas ağrısını birbirimizle paylaşmak bile aramızdaki iletişimi ve spor üzerine yaptığımız sohbetleri artırdı. Birbirimizin gelişimini izlemek, sürecin en keyifli yanlarından biri.
Siz de sürekli erteleyen taraftaysanız, yanınıza bir yol arkadaşı seçin. Aynı saatte gitmek zorunda hissetmeyin, ardışık saatlerde randevu alın ve sorumluluğu paylaşın. İstanbul'da bu disiplini yakalamak ve profesyonel destekle süreci başlatmak isterseniz, Fitamine ile iletişime geçmek için 0212 416 22 22 numaralı hattan bilgi alabilirsiniz.



