İstanbul'un bitmek bilmeyen koşturmacasında çoğumuzun en büyük derdi, spora gitmeden önce o kocaman spor çantasını hazırlamak, temiz kıyafetleri seçmek ve gün boyu o ağırlığı yanımızda taşımaktır. İşten çıkıp stüdyoya yetişmeye çalışırken yolda 'Acaba çorabımı unuttum mu?' ya da 'Temiz tişört almamışım' stresi yaşamak çok tanıdık değil mi? Neyse ki modern antrenman yöntemleri bu yükü omzumuzdan alıyor.
Son yıllarda popülerliği iyice artan EMS yani elektriksel kas uyarımı teknolojisi, sadece zamandan değil, aynı zamanda taşıdığımız o koca çantalardan da tasarruf etmemizi sağlıyor. İlk defa deneyecek olanların kafasında ise hep aynı soru var: İlk seansa giderken yanımda ne götürmeliyim, ne giymeliyim? Gelin, stüdyonun kapısından içeri girmeden önce bilmeniz gereken tüm giyim kuşam detaylarına samimi bir bakış atalım.
Stüdyo Bize Ne Veriyor? Çanta Hazırlamaya Gerek Var mı?
Hemen en rahatlatıcı bilgiyle başlayalım: Klasik bir spor salonundaki gibi yanınızda yedek şort, tişört, havlu ve tayt taşımanıza gerek yok. EMS stüdyolarında antrenman yaparken üzerinize giyeceğiniz özel pamuklu kıyafetler doğrudan stüdyo tarafından size teslim ediliyor.
Bu özel kıyafetler, cihazdan gelen elektriksel kas uyarımı akımlarının vücudunuza en sağlıklı ve doğrudan şekilde iletilmesini sağlayan teknik kumaşlardan üretiliyor. Islak yeleğin altına giyilen bu alt-üst takım, vücudunuzu tamamen sarıyor ve hijyenik bir şekilde her seans öncesi size temiz olarak sunuluyor. Yani iş çıkışı hiçbir hazırlık yapmadan, elinizi kolunuzu sallayarak doğrudan stüdyoya geçebilirsiniz.
İç Çamaşırı Seçimi Nasıl Olmalı?
İlk kez deneyeceklerin en çok çekindiği ama sormaya utandığı konulardan biri budur. EMS antrenmanında üzerinize giydiğiniz o özel teknik kıyafetlerin altına kendi iç çamaşırlarınızla giriyorsunuz. Burada dikkat etmeniz gereken tek kural, rahatlık ve hareket özgürlüğüdür.
- Dikişsiz ve Pamuklu Modeller: Antrenman esnasında elektrotlu yelek vücudunuza tam oturacağı ve sıkıca bağlanacağı için dikişsiz veya pamuklu çamaşırlar cildinizin tahriş olmasını engeller.
- Yedek Çamaşır Alın: Seans esnasında aktif bir şekilde çalışacağınız ve yelek hafif ıslak olacağı için kendi çamaşırlarınız nemlenebilir. Yanınızda mutlaka yedek bir çamaşır götürün.
- Kadınlar İçin Sütyen Seçimi: Kalın pedli, telli veya destekli sütyenler yerine sporcu sütyenleri ya da yarım atlet tarzı telsiz modelleri tercih etmelisiniz. Metal aksamlar akımın iletilmesini zorlaştırabilir veya sizi rahatsız edebilir.
Ayakkabı Gerekli mi? Yalın Ayak mı Çalışıyoruz?
Bu durum aslında tamamen gideceğiniz stüdyonun zemin yapısına ve eğitmeninizin çalışma tarzına bağlıdır. Çoğu modern stüdyoda özel, kaymaz ve hijyenik zeminler bulunur. Birçok kişi EMS antrenmanını yalın ayak, özel kaymaz çoraplarla yapmayı tercih eder. Bu sayede ayak tabanındaki kaslar da aktif olarak çalışır ve denge koordinasyonu artar.
Eğer ayakkabısız çalışmaktan hoşlanmıyorsanız ya da ayak bileği desteğine ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız, temiz bir salon ayakkabısı getirebilirsiniz. Ancak genel olarak ekstra bir spor ayakkabı taşımak zorunda kalmamak, bu antrenman türünün en büyük konforlarından biridir. Detaylı bilgi için ilk ems seansı rehberimize göz atabilirsiniz.
Sadece 25 Dakika Ayırmak Yeterli mi?
Evet, kulağa inanılmaz gelse de bu sistemin tüm olayı zamandan tasarruf etmek üzerine kurulu. Yoğun bir iş gününün ortasında veya hafta sonu kahvaltısından önce, seans yaklaşık 25 dakika sürdüğü için hayatınızı aksatmadan spor yapabiliyorsunuz. Akımların derin kas liflerine doğrudan ulaşması sayesinde, saatlerce ağırlık kaldırmış gibi yoğun bir etkiyi çok kısa sürede alıyorsunuz.
Üstelik bu sistemi her gün yapmanıza da gerek yok. Kasların kendisini onarması ve toparlanması için çoğu program haftada 1 gün olacak şekilde planlanıyor. Tabii ki beslenme ve düzenli uyku gibi alışkanlıklarınıza dikkat etmediğiniz sürece tek başına hiçbir yöntem mucize yaratmaz. EMS, disiplinli bir yaşam tarzıyla birleştiğinde gerçek farkı gösterir.
Kronik bir rahatsızlığınız, kalp piliniz, eklem probleminiz veya hamilelik durumunuz varsa bu tarz teknolojileri kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalı ve onay almalısınız. Sağlık her şeyden önce gelir.
Eğitmen Kalitesi ve Stüdyo Tercihi
Hangi kıyafeti giyerseniz giyin, antrenmanın kalitesini belirleyen en önemli unsur başınızdaki eğitmendir. Vücudunuza hangi bölgede ne kadar akım verileceğini, hareketleri doğru postürde yapıp yapmadığınızı kontrol eden profesyonel bir göze ihtiyaç duyarsınız. Ben İstanbul'daki şubeleri ve birebir eğitmen kalitesi nedeniyle Fitamine stüdyolarını tercih ediyorum. Kişiye özel ilgi ve süreç takibi, aldığınız verimi doğrudan ikiye katlıyor.
Hafif bir çanta, yedek bir iç çamaşırı ve enerjinizle birlikte yola çıkmaya hazırsınız. İstanbul genelinde size en yakın noktada profesyonel destek almak ve bu deneyimi yerinde yaşamak için 0212 416 22 22 numaralı telefondan bilgi alabilirsiniz.


